Death-parade-1552486053.jpg

Death Parade

Melike Güney

Başlığı Paylaş

Animeler bilindiği üzere çoğunlukla mangalardan uyarlama olsa da; Death Parade’in bir özelliği, Madhouse’;un animasyoncu gençleri tarafından Death Billiards adıyla çıkarılmış kısa metraj bir anime olması ve ardından dizi olarak Death Parade adıyla yeniden çekilmesidir. Animelerin çoğunluğunda olduğu gibi Death Parade de spiritüel bir hikayeye sahip. Animede, insanlar öldükleri zaman ruhları bedenlerinden ayrılır ve ardından ruhlarının gideceği yere ulaşmasından önce esrarengiz kulelerin bulunduğu bir yere giderler. Burası bir bardır. Barda bulunan barmen, dünyada dert dinleyen barmenler gibi değildir; aslında bir yargıçtır. Ölen insanlar ilk anlarda öldüklerinin farkında olmadan buraya gelir ve ne olduğunu anlamaya çalışsalar da geçmişlerine dair hiçbir şeyi bilemezler. Onların anılarına sahip olan tek bir kişi vardır: O da bardaki yargıçtır.

Gelenlere barda oynanabilecek basit oyunları öneren bu yargıç, onlar oyun oynayıp kazandıkça içlerindeki karanlık tarafın açığa çıktığını savunur. Hatta bu oyunlar süresince ruhlar hayatlarını hatırlamaya da başlar. Oyun boyunca gerçekleşen karakter değişimi sonucunda ruhun ebedi olarak gideceği yer ya da reenkarnasyon sayesinde dünyaya geri dönüp dönemeyeceği belirlenir. İşte bu barın yargıcı olan Decim, kulenin 15. katında yer alan barı Quindecim’de bu görevini yerine getirmektedir.

Bir gün karşısında güzel bir kız gören Decim, bunun normal bir durum olmadığını anlar çünkü kız herkesin aksine hafızasının tamamına sahipken öldüğünü de biliyordur! Bu kızın durumu göz önünde bulundurulduğunda gideceği yere karar veremeyen Decim ve yardımcısı onun hafızasını başka bir yolla silerler ve kız, anime boyunca izleyeceğimiz gibi Decim’in yanında asistan olarak yaşamını sürdürmeye başlar. Böylece macera da başlamış olur...

Yorumlar ( 0 )